21 Ocak 2018

Evlilik, yeni ev, yeni iş merhaba 2018!


Hayatımın en hızlı ve en yoğun geçen dönemi sonrası yavaş yavaş kafa dinlemeye ve kendimle baş başa kalmaya başladığım son günlerde burayı ne kadar çok özlediğimi bir kez daha hatırlamış bulunmaktayım. Bazen insan anlam bulduğu şeylerin değerini geç ve güç anlayabiliyor.
Bense her anlamda değiştiğimi hissettiğim şu sıralar keyif aldığım şeyler üzerine daha sık düşünüyorken buldum kendimi.
Aradan çokça zaman geçmedi belki ama bana bir asır olmuş gibi  geliyor. Bu süreçte sıkı takipçisi olduğum blogları bile tek tük okuyabildim. Kimler burada kimler benim gibi kayıplara karıştı habersizim biraz. Kendi adıma yazmak istesem de kafamı toparlayıp yazamayacağım bir sürecin içindeydim.
Şimdiye kadar yaşadığım en stresli, en heyecanlı ve en güzel süreçti. Ne diyebilirim ki?
Evet, evet evlendim. Evlendik yani. Evli mutlu bir keçi oldum arkidişler. :) Şu an değişen rollerimize alışmaya çalışsak da hayatımızda ilişkimiz anlamında çok büyük bir değişim olduğunu söyleyemeyeceğim zira 6 yıllık birlikteliğin sonucunda vardığımız bir noktaydı bu. :) Hayatımın en güzel günlerinden biriydi düğün günü. Düğün dediysem aslında sade bir nikah ardından yakın çevremizle tatlı bir kutlama yaptık Kuzguncuk Yanık Mektep'te. Her şey hayal ettiğim gibiydi. O günden hatırlayabildiğim noktaları birleştirince genel olarak herkesin de mutlu ayrıldığını söyleyebilirim. :) Yanık Mektep zaten ilk gördüğümden beri ileride evlenirsem böyle bir yerde olmalı dediğim bir yerdi. Bir de İstanbul'a taşındığımdan beri -ki blogda da bahsetmişimdir- en sevdiğim yerlerin başında gelir Kuzguncuk. Biz de az çok konsepte karar verdiğimizde ve alternatifleri araştırdığımızda en iyi seçimin burası olduğuna karar verdik. Müzik konusunda sürpriz yaşama imkanımız yoktu tarzımızı az çok anlayan birinin ellerinden çıkan müzikler eşliğinde ve harika bir atmosferde Kasım'ın ortasında hiç üşümeden tatlıcık bir düğün yaptık. Tüm sevdiklerimiz, ailelerimiz, en yakın dostlarımız da oradaydı. Turuncu vosvos gelin arabamız, tarzına bayıldığımız yirmidört pasta elinden çıkan ve herkesin öve öve bitiremediği pastamız ve Yanık Mektep'in mütevazi bahçesinde yankılanan kahkahalarımız eşliğinde bir sonbahar akşamında iyi ki hep birlikteyiz dedik. :) İyi ki böyle insanlar var hayatımızda sevdiklerimizin değerini bilelim dostlar. Düğünün hemen ertesi balayı için Amsterdam'a doğru yol aldık. Amsterdam, Brugge ve Brüksel'de geçen bir haftanın detaylarına belki başka bir yazıda daha da fazla yer veririm. :)

Evlilik ve balayı dışında Kasım ayında başıma gelen diğer şeylere geçebilirim galiba haha. Gündem kalabalık, gündem coştu. Bunun dışında neler mi oldu?
Çalıştığım firmada artık farklı bir lokasyonda ve farklı bir görevdeyim. Bu benim için güzel ve tazeleyici bir değişiklik oldu zira artık aşırı verimsiz ve sıkıntılı bir sürecin içine girmiştim. Halen aradığım şey bu diyeceğim bir iş değil yalan söyleyemem ama eskiye oranla bir nebze daha rahatım.
Çünkü İstanbul trafiğine maruz kalmadığım ve öğle aralarında yemek için eve gelebildiğim çok iyi bir konumda çalışmaya başladım. Ev demişken oradan konuyu hemmen yeni taşındığımız eve bağlayacağım. 2017 yılımızı geçirdiğimiz ve insan profilini ortamını hiç beğenmediğimiz son evimizden ani bir kararla balayının hemen ertesinde taşındık işin aslı evi düğün öncesinde görüp çok sevince balayına çıkmadan önce tutmaya karar verip sonra tatile gitmiştik. Bir haftaya neler sığdırdık ah bir bilseniz. :) Tatilden dönünce bir hafta içinde toplanıp yeni ve çook tatlış evimize doğru koşar adım uzaklaştık.
Lokasyon olarak inanılmaz merkezi bir yerdeyiz artık. Eskisi gibi bir yere gitmek isteyince saatlerimizi İstanbul trafiğinde heba etmek zorunda kalmıyoruz. Bunun yanı sıra evimiz bahçe katı ve kendimize ait yemyeşil bir bahçemiz var. Havalar güzelleşince bahçenin tadını bolca çıkaracağız gibi. Bu eve taşındığımızdan beri çok daha sosyal olduk ayrıca evimizde bol bol misafir ağırlıyoruz ben de epey mutlu oluyorum. :)
İşin en güzel tarafı ise -bu tamamen tesadüf oldu- yeni evimiz şu an çalıştığım yere inanılmaz yakın. Sabahları 10 dakikada yürüyerek gidiyorum ofise iş çıkışları da aynı şekilde. Öğle aralarında da dışarıda saçma sapan şeyler yemek yerine eve gelip hem kedilerimi seviyor hem de Uğur ile hızlıca bir şeyler yiyoruz. Resmen lise yıllarıma geri döndüm haha. İşe değil de okula gidiyormuşum hissi hakim son 1 buçuk aydır.