Nefes al, nefes ver..!


Kalbim pır pır pırrrr... Ama mutluluktan ya da güzel hislerden ötürü değil. Rahatsız edici bir pır pır'lık. Dün hastanede emar çekilmeye çalışırken panik atak krizi sandığım bir şey geçirdim sanırım. Çok korktum. Hayatımda ilk kez hissettiğim bir duygu değildi bu ama ilk kez bu kadar sert yakaladı beni. İnanılmaz çaresiz hissettim. Anksiyete, panik bozukluk günümüz koşullarında hepimizin başına gelebilecek bir şey bunu biliyorum. Benimkisi de "geliyorum" dedi. Önce terör saldırıları sonrasında İstanbul'un kaosu, her gün maruz kaldığımız haberler-olaylar bir de son zamanlarda iş stresi de eklenince benim için tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Olaylara tepki veriş şekillerimiz birbirinden farklı ve göreceli elbette. Ben biraz daha hassas biriyim galiba. Normalde pozitif bir insan olsam da zaman zaman karamsarlıklarım ağır basıyor. Bir de son 1 aydır kansızlık ile tekrar başım dertte. Çocukluğumdan beri var olan bir şey bu bende ve zaman zaman nüksediyor. Kansızlık da fiziksel olarak yorgunluk, baş ağrısı, el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, baş dönmesi, mide bulantısı gibi etkiler yaratabiliyor. Heh alın size anksiyete belirtileri. Sanırım bu aralar sürekli birbirlerini tetikliyorlar. Birkaç gündür kendimi kötü hissediyorum ve hala dünün hissiyatını atabilmiş değilim üzerimden.


Bu süreçte olumsuz şeyler ve gergin insanlardan uzak durmaya karar verdim. Hatta tüm sosyal medyadan. Sürekli bir akış halinde olması bir şeylerin beni daha çok yoruyor. Ellerimizde cep telefonu instagram, facebook, twitter ekranlarında sürekli sayfa yenileyip boş boş takılıyoruz çoğu kez. Bir sürü görsele, ifadeye, duyguya maruz kalıyoruz ve bu beni daha çok strese sokuyor. He bakma diyebilirsiniz bakmamaya çalışınca da içim rahat etmiyor bağımlılık mı alışkanlık mı bilmiyorum. Henüz ayrımını hissedemediğim bir konu. Bu günlerde tek düşündüğüm sade, telaşsız ve huzurlu bir hayatın nasıl olabileceği? Ruh sağlığı her şeyden önemli. Fiziksel bir rahatsızlık gibi değil maalesef. Kendi duygularınızı kontrol etmeyi öğrenmek hiç kolay değil ama deniyorum. Yıllar önce başarmıştım yine başarabilirim. Belki de bu anksiyete denilen şeyle yaşamaya alışmak lazım. Otokontrolü sağlayarak başarabilirim belki de. Henüz doktora gitme ihtiyacı hissetmedim bu konuyla ilgili. Biraz kendime zaman verip kendi başıma üstesinden gelmeye çalışacağım.

Sağlıklı beslenmek ağır yiyeceklerden kafeinden uzak durmak(ki bu sindirim problemleri aşırı tetikleyici oluyor.)
Düzenli uyku
Sosyal medya kullanımını azaltmak,
Sosyalleşmek(gerçek hayatta-gerçek manada),
Bol bol okumak belki biraz daha spiritüel şeylere yönelmek,
Nefes egzersizleri yapmak(yoga vs.),
Çok düşünmemek, eylemlilik hali, düşünmemek için kafayı başka alanlara yöneltmek,
Mutsuz eden ve beni yoran insanlardan uzaklaşmak,
Şehirden uzaklaşmak, doğayla iç içe olmak
Bol bol yazmak 

Aklıma gelen çözüm yolları bu şekilde.

Sizin hiç böyle bir sorununuz oldu mu bilmiyorum ya da tavsiyeleriniz varsa, oku izle dediğiniz her zaman açığım.

Sakin kalın.
Mutlu Keçi

Yorumlar

  1. Eğer inanan biriyseniz
    Kuran- ı Kerim dinleyin
    İstediğiniz okuyucuyu seçin
    Kimin sesi sizi rahatlatacaksa
    Fatiha ve Bakara suresini dinleyin
    Evinizde yüksek sesle açın siz başka odadayken bile açık dursun Kuran sesi
    Ses önemli Ruh için

    YanıtlaSil
  2. Gecmis olsun :) Kansızlıkta kalbi tetikliyor bilgin olsun.Ayrıca güneş de maf eder çok maruz kalmamaya caliş bayginlik gecirebilirsin :) bende kalp kapak bozuklugu var.İlac kullaniyorum.Pır pır atıyor ve duruyor.İkiside başa bela haha 😀 Dikkat et kendine saglik ihmale gelmez.İlacıda düzenli kullan verdiyse.

    YanıtlaSil
  3. mutlu keçi!

    listelediğin maddeler bir içim su. bence zihnini kapat ve uygula! tertemiz yapar seni.
    keşke ben de kopabilsem uyuşukluğumdan.

    YanıtlaSil
  4. cANIM muTLU kEÇİ, son 2 haftadır yani 12-13 gündür epey hastaydım ve sosyal medya ile bağlantım haliyle kendiliğinden kesildi. Şimdi çok şükür daha iyiyim ve sosyal medyaya dönüp bakınca "amaaaan ne boş şeyler" gibi geliyor. hatta okuduğun kitabı ya da içtiğin kahveyi paylaşmak vs... Ghost in the shell izledin mi bilmiyorum, beni epey etkiledi ve düşündürdü. Orada da fazla ilerlemiş bir teknoloji ve insan beyni-ruhu arasında sıkışıp kalmış "kabuk"lar var. (konusu tam öyle değil de işte anladın sen :) filmden çıktığımdan beri düşünüyorum. ve sana katılıyorum. sosyal medyada sadece şöyle bir gezinmek bile aslında insanı mutlu eden bir şey değil... sosyalleşmek bu açıdan daha elle dokunulabilir manada olabilirse insan daha mutlu oluyor.
    kendininin farkında olmak bir adım ise ikinci adım da bunu dönüştürmek için atılım yapmak ve harekete geçmek gerçekten.
    yaşadığın şeylerin çok benzerlerini ben de yaşadım ve hala ara ara yaşıyorum. hele üzerine annelik sorumluluğu da eklenince inan bazen ne yapacağını bilemez oluyor insan. bana Tüten ile 6 ay çalışmak gerçekten iyi geldi.
    Yüz yüze olsak daha da neler anlatırdım ki burada bile çok yazdım sanırım. sıktıysam kusura bakma :)
    çözüm önerilerine "meli/malı" ifadelerini çıkararak veya yaptığın bir şeyi "iyi/kötü" diye etiketlemeden yaklaşarak başlamanı öneririm.
    Kontrolsüz veya sadece akışına bırakarak değil, yaşadığın o an her ne ise (mr çekilirken bile-2 defa beyin mr'ına girdim, seni çok iyi anlıyorum) duygunu yaşa ve kendine set koyma. "kendini rahat bırak" :) temel mottom bu artık benim.
    yaptığın liste çok güzel, buna "mektup yazma"yı da ve çocuk kitabı okumayı da ekleyebilirsin naçizane tavsiyem.
    bir şeyler almak insanı kısa süreli mutlu ediyor sonra bir bakıyorsun ihtiyacın olmayan ve sadece sistemin dayattığı bir şeyi almışsın. bu konuda da bilinçli olmak gerek sanki...
    Öperim seni canım keçi, seni yıllardır tanıyor ve çok da seviyorum bunu da belirtmek istedim.
    Keyif dolu geçsin günün :)

    YanıtlaSil
  5. Benim blog yazılarımın yüzde doksanı anksiyete :D yıllardır upraşıyorum... çok zor. Pskologa da gittm. Herkesin anksiyetesi farklı şekildedir, bazen kalp atışı, bazen nefessizlik bazen küçükken yaşadığın bir travma sırasında hissettiğin bir duygu, bazen de yalnızca zihinsel rahatsızlık hissedersin. Benim bulduğum çözüm aklıma ne gelirse gelsin, vücudumda ne hissedersem hissedeyim umursamamak.. psikologum da bunu önermişti. Gerçekten üzerine düşmediğinde seni rahat bırakıyor. Bunun yanı sıra yoga yapmak ve bol su içmek, kendine zaman ayırmak, kafanı sevdiğin şeylerle meşgul etmek de çok işe yarıyor. Kafanın boş kalmasına, anksiyetenin getirdiklerine takılmasına izin verme. Anksiyetesiz günler :D

    YanıtlaSil
  6. Sadece kansızlık ve b12 eksikliği bu dediğin herşeye sebep olabiliyor.Bir arkadaşıma panik atak teşhisi konmuştu.Sonrasında bu vitaminlerin eksikliği ortaya çıktı ilaçlarını kullanınca iyileşti.Geçmiş olsun.Stres bende bu yıl midede korkunç bir gaza dönüştü.Kafamı koyar koymaz başlayan mide bulantısıda cabası şükür iyiyim şimdi:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belgrad- Ohrid- Üsküp (Balkanlar 1. Kısım)

Belgrad- Novi Sad (Balkanlar 2. Kısım)

İlk Çekilişim!!!

Neler yapıyorum?

İtalya Gezi Rehberi / Gün 1 (Bologna - Floransa)