30 Ocak 2017

İç ses

Sosyal medya hakkında ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben bu aralar fazla saçma bulmaya başladım. Evet kabul ediyorum; bloglar, instagram paylaşımları, facebook vs. zaman zaman ilham veriyor, gaza getiriyor, harekete geçmemi sağlıyor ya da deşarj ediyor. Ama bu aralar daha çok insanları mutsuz etme yönü üzerine düşünmeye başladım. Sosyal medya yanılgısı mı desek bilemiyorum ama bir tür maskeli baloda gibiyiz. Kim gerçek kim değil anlaşılmıyor. Mesela sen mutsuz bir halde evde otururken birilerinin "çok eğleniyorrum" tavrı daha fazla gerebiliyor. Ama o insanın gerçekten çok mutlu olduğunu varsaymak ne kadar doğru bilemiyorum.
Sosyal medyada bir şeyleri paylaşmak için sadece bir aktiviteyi yapma-gerçekleştirme ayrımı da ilginç mesela. Hangisi öncelikli geliyor yani o eylem mi eylemin yapıldığını göstermek mi?

Bu aralar düşündüğüm bir diğer şey de yaptığım şeylerin beni ne kadar mutlu ettiği, neyi niçin yaptığım? Mesela blog yazmak? Burada eskisi gibi uzun uzuun yazamıyorum. Yazmak istemediğim zamanlar da oluyor yazmak isteyip yazamadığım da. Kendimi eski zamanlarla kıyaslayınca da mutsuz oluyorum. Acaba diyorum ki kendime baskı mı yapıyorum yani ne bileyim sürekli bir şeyleri yapmam etmem lazım ama yapmıyorum diye kendimi suçlamaya başlamam sağlıklı bir ruh hali değil. Bir diğer nokta da insanların bazı süregelen alışkanlıkları onları zaman zaman geri götürebiliyor. Yani eski şeyleri ortadan kaldırmadan yeni şeylere yer açılmıyor bazen. Blogun ya da hayatımdaki bazı şeylerin evrim geçirme, dönüşme vakit gelmiştir belki. Aynı benim gibi. Bu yılın kendim için her anlamda bir değişim yılı olmasını istiyorum.
Düşüncelerimi bile toparlayamadım düşünün artık. Neyse ben biraz daha darlayayım kendimi size de bugün okuduğum ve hoşuma giden bir sözle veda edeyim şimdilik.


5 yorum:

  1. ben de bu sözü çok beğendim. üstüne epey bir düşünürüm şimdi.

    YanıtlaSil
  2. Sosyal ağlarda bireysel öznitelik olmadığı için zamanla saçma gelmesi normal. Bu biraz amaç, araç dengesinin de şaşması ile alakalı durum. Nesil durumundan da eğer Y ekseniniz Z ile çok haşır neşir değilse çok saçma olması muhtemel. Meslek sosyal ağlarla alakalı olunca yorumum garip oldu neyse. :D Ama şu var hangi sosyal ağ olursa olsun, ne verirsen onu alırsın.

    YanıtlaSil
  3. Sosyal ağlar sanal bir dünyanın karşılığı. Ama aynı durum reel dünyada da hüküm sürüyor. Bir sayfan var; içinden ne gelirse buraya dökülüyorsun. Zinarete gelen misafirler de kendi birikmlerini ve seviyelerini gösteriyor.

    YanıtlaSil
  4. "Hayatının her bir bölümü farklı bir sen gerektirir" diye bir alıntı okumuştum zamanında. Daha çok katıldıgım başka bir söz yoktur herhalde, kendi hayatımı düşündüğümde. Değişim güzeldir, bazen karışıklık, huzursuzluk yaratması da normaldir. Ama sonu hep harika oluyor :)
    Sosyal medya hakkında da, bence çok sallamamak, ciddiye almamak gerek. Diğer insanların hayatlarına harcadıgımız vakti ve enerjiyi kendi yaşamımız için harcamak çok daha akıllıca bence. Aksi halde kendi içimizde dengesizlikler yaratıyor oluyoruz. Ve belki biraz da anlayış gerek bu insanlar için. Herkes istedigini yapsın, istediğini paylaşsın taraftarıyım ben. Kendini öyle mutlu hissediyor, tatmin ediyorsa neden bunu eleştirelim ki? Bu konu hakkında ben de bir şeyler paylaşmak istiyorum ilerleyen zamanlarda. Ama insanın kendisini ana dilinde ifade etmesi bir başka :P

    YanıtlaSil