Kayıtlar

Ocak, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İç ses

Resim
Sosyal medya hakkında ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben bu aralar fazla saçma bulmaya başladım. Evet kabul ediyorum; bloglar, instagram paylaşımları, facebook vs. zaman zaman ilham veriyor, gaza getiriyor, harekete geçmemi sağlıyor ya da deşarj ediyor. Ama bu aralar daha çok insanları mutsuz etme yönü üzerine düşünmeye başladım. Sosyal medya yanılgısı mı desek bilemiyorum ama bir tür maskeli baloda gibiyiz. Kim gerçek kim değil anlaşılmıyor. Mesela sen mutsuz bir halde evde otururken birilerinin "çok eğleniyorrum" tavrı daha fazla gerebiliyor. Ama o insanın gerçekten çok mutlu olduğunu varsaymak ne kadar doğru bilemiyorum.
Sosyal medyada bir şeyleri paylaşmak için sadece bir aktiviteyi yapma-gerçekleştirme ayrımı da ilginç mesela. Hangisi öncelikli geliyor yani o eylem mi eylemin yapıldığını göstermek mi?

Bu aralar düşündüğüm bir diğer şey de yaptığım şeylerin beni ne kadar mutlu ettiği, neyi niçin yaptığım? Mesela blog yazmak? Burada eskisi gibi uzun uzuun yazamıyorum. Y…

52 week photo challenge (4/52) - Şekerpare!

Resim
Week 4 / 23-29 Ocak: Outside (dışarıda)

Bu hafta kardeşimin İstanbul'a gelişi, delicesine soğuk havalar, hastalıklar içinde hızlıca akıp gitti. Tek kayda değer aktivitemiz izlediğimiz bu oyundu. Adını hiçbir zaman bir kerede söyleyemediğim Üsküdar müsahipzade celal sahnesi'nde Şekerpare oyununu izledik arkadaşlarımızla. Oyunun özellikle ilk yarısında inanılmaz eğlendim hatta bir ara gerçekten gülmekten karnıma ağrılar girdi. Oyunculuklar, atmosfer gayet keyifliydi. Başrolde 7 numara dizisinden de hatırlayabileceğiniz Engin Alkan vardı. Oyunun hem yönetmen koltuğunda hem de başrolünde yer alan Engin Alkan bildiğimiz Şekerpare filmini biraz daha müzikal tadında yorumlamış. Benim favori karakterim ise Hurşit oldu. En çok ona güldüm. 2. yarıda ise doğaçlamaların fazlalığı ve fazla cinsel içerikli şakalar(basit göründüğü için) biraz yorsa da genel itibariyle keyifli bir 3 saatçik geçirdiğimizi söyleyebilirim. Evet yanlış duymadınız oyun tam üç saat sürüyor! :) Son olarak oyundan bi…

52 Week Photo Challenge

Resim
Pazar günü evimizde öyle huzurlu huzurlu otururken ve blogları karıştırırken güzel bir şeye denk geldim ve düşündüm de katılmak oldukça keyifli olabilir. Her ne kadar düzenli okuyamasam da Fatoş çok güzel paylaşımlar yapıyor bloğunda. Ben de maalesef şimdi bahsedeceğim yazıyı ancak okuyabildim.
Hazır bu aralar çoğu blogda güzel bir çelınc almış başını giderken belki buna da katılmak isteyenleriniz olur. En azından benim için çok keyifli ve heyecanlı bir süreç olacak zira uzun zamandır adam akıllı bir şey yapmıyorum fotoğraf ile ilgili. Fatoş'un bloğuna ve şimdi bahsedeceğim 52 hafta sürecek olan fotoğraf meydan okumasının detaylarına şu linkten ulaşabilirsiniz.

"52 week photo challenge" Ocak ayının ilk haftasıyla başlamış bulunmakta. Ben maalesef yeni gördüm ama yine de katılacağım hih hih. İlk 3 haftaya dair elimde konuyla ilgili görsel varsa da paylaşacağım çünkü diğer haftalar olmasa bile ilk hafta önemli. İlk haftanın konusu bu yılın başlangıcında nasıl göründüğümüz,…

Bazı güzel meziyetler, özlemler, anılar vs. #17Çelınc (2-3-4-5-6. Gün)

Resim
Hafta içi uyku düzenimin değişkenliğinden-yorgunluktan filan celıncı aksattım ama hemen arayı kapatıyorum merak etmeyin. Yokluğum anlaşılmamıştır umarım. :)

Soru 2: Kalbini kazanmanın 5 yolu?

*Samimiyet: Bana içten gelin, doğal gelin yeter yapmacık veya çıkarcı bir tavrını sezersem birinin direkt soğuyorum.
*İyi bir dinleyici: Sen bir şey anlatırken sürekli lafını bölmeyen, saygısızlık yapmayan, yargılamayan, kıyaslamayan, hemen kendisiyle ilgili bir şeyler anlatma derdine düşmeyen bir dinleyici kalbimi çoktan kazanmıştır.
*Merhamet: İnsanlara, hayvanlara, doğaya saygı gösteren elinden geldiğince dünyayı iyi bir yer haline getirmeye çalışan insanlar sizi çok seviyorum.
*Espiri anlayışı: Bir insanla birlikteyken eğlenebiliyorsak o insanı sevmeye başlıyorum galiba.
*Sürprizler: Kim hayır diyebilir ki? :)

Soru 3: Hayatın bir kitap/film olsa türü ve adı ne olurdu?

Sanırım fantastik bir şey olurdu. Hayatımda en sevdiği şeyler sorulduğunda ilk 5'te Harry Potter olan birisiyim ben. Böyle elfler…

Meydanlar boş kalmasın! #17 Çelınc (1. gün)

Resim
Heyyyyyy açılın yılın ilk meydan okuması başlıyor! As bayrakları as!!! :)

Duydum ki sonik hanımcım yeni bir challenge organizasyonu yapıvermiş hem de üşenmemiş biz sevgili katılımcılarına güzel güzel sorular seçmiş. E bir mutlu keçi'nin en sevdiği şey de tabi ki meydan okumaktır! Hemen ooo durun ben de varım dedim! (tipik bir oğlak + yükseleni koç burcu insanı.)
Bugün aslında 17 Ocak ve meydan okumanın ilk günüydü ben de uyumadan hemen ilk güne yetişeyim diyerek hızlıca bu yazıyı buraya bırakıyorum efenim.

Sorulara hemen şöyle bir göz atalım ve ilk soruyla başlayalım.


Soru 1: Beş sözcükle kendini anlat.
İnsanın kendini anlatması kadar güç bir şey yok ama durup biri aniden bana bunu sorsa aklıma ilk ne gelirdi o açıdan düşünüp yanıtlıyorum soruyu. :)
*Üşengeç *Espirili *Duygusal *Sakar *Muhalif
Bu kısa kısa yazdığım her kelimenin ardından yüzümde komik bir gülüş kaldı, aklıma anılar uçuştu. Çok uykum olmasa size de bahsederdim ama bir dahaki sefere artık. Bu arada katılmak isteyenler var…

Hafta sonunu evde geçireceklere tavsiyeler!

Resim
Etraf sessiz, huzurlu, bağışlayıcı.. Kar geldi ve bir anda sanki dertler-tasalar rafa kalktı. En son kapımızın önünde leğenleriyle kayan çocuklar, babalar gördüm de yine bir mutlu oluverdim. Böyle görüntüleri hep haberlerde izlerdim eskiden İzmir'deyken. Evimin bulunduğu site adeta evin içinden bakınca bir kar küresini andırıyor. Ben de içindeki bir figür gibiyim. :) Aralık, yeni yıl derken kış geldi çattı bunu da şu güzelim kar ile daha bir iyi hissetmedik mi? Peki madem çok dışarı çıkamıyoruz vakit evde kalma vaktidir, evlerimizde de sıkılmadan bir şeyler yapabiliriz sanki ne dersiniz? Ben de aklıma gelen şeyleri sıraladım, istediğinizi seçmek de size kalmış efem. :)
1- Uzun süredir ertelediğiniz, bir türlü başlayamadığınız o diziye başlamak! Ya da çok sevdiğiniz bir diziyi sıcak çikolatanız eşliğinde tekrar tekrar izlemek. Mesela ben Friends'e tekrar başlamak konusunda kesin kararlıyım. :)
2- Şöyle güzel içinizi ısıtacak bir film izlemek. Bu konuda birkaç tavsiye de bonus …

Bir günün anatomisi

Resim
Bugün uzun zaman sonra ilk kez bir günün bana yetmediğini hissettim. İşler hiç bu kadar birikmemişti. Dün hasta olduğum için gidemediğim ofiste bir ton iş beni bekliyordu. Kafamı kaldırdığımda saat 16.30 olmuştu bile. Yetişmeyen işler, akan bir burun, baş ağrısı ve bir miktar boğaz ağrısıyla günü tamamladım. içerim diye masama koyduğum bitki çayı paketinde kaldı öylece. 2017 yılı başladığından beri ofiste yeni bir ajanda tutuyorum. Artık daha sistematik çalışıyorum ama yoruldum. Bir süre işe gitmesem evde kalıp dinlensem ne güzel olurdu diye hayal ediyorum ama sonra da şu olumsuz ülke gündeminde aklımı meşgul eden bir şey olmasa daha kötü olurdum diye düşünüyorum. Yani iyi ki iş güç var. Bir açıdan... Şu an kucağımda koca göbekli cacık hanım ile bu yazıyı yazmaya çalışıyorum ve arada dikkatim dağıldığı için alakasız konulara atlama ihtimalim var benden söylemesi.

Aslında amacım sadece uğramaktı. Arada böyle iç ses yazıları ya da günce gibi şeyler olacak artık blogda. :) Eve gelir gel…

Bir 2016 güzellemesi, bir de yeni yıl kararları🎄☃

Resim
2016 bitiyor!! Bitiyor.. "Sonunda!" diyenlerden misiniz siz de? Ben bu yılı hiç sevmedim be blog! Ne bileyim öyle kapkara, sıkıntılı, sancılı bir yıldı sanki. Dünyada olup bitenler, ülkemizde olup bitenler derken benim için en güzel yanı hala nefes alıyor oluşumuz sanırım.
Ne de iç sıkıcı başladı yazı değil mi? :) Ama kendimizi kandırmanın ya da hiçbir şey olmamış gibi davranmanın da bir anlamı yok. Bu yıl benim için kişisel anlamda da çok arada derede geçen bir yıl oldu. Hayatımda köklü değişiklikler olmadı diyebilirim.


Özetle 2016;

*Bu yıl İstanbul'da yaşamaktan soğuduğum yeni yerlerin özlemini duyduğum bir yıl oldu en çok da.
*Blogda çok yazmasam da en çok meydan okumaya katıldığım yıl oldu. #100happydays de yalan oldu. Çünkü ne zaman tekrar başlasam hep kötü bir şey oldu ve ben de vazgeçtim. Vazgeçmek güzeldir bazen.
*Çok fazla kitap okumasam da hayatıma etki eden bazı kitaplar okudum ki bu da benim için farklı bir sürecin kapısını araladı. Bu konuya az sonra değinec…